29/7/2009 ·
Asrevya!..Geç bir zaman. Git desem gitmezsin belki şimdi. Ama gel desen ben de gelemem. Her şey için geç Asrevya. Yoruldum adına düşler biriktirmekten. Harflerin kalemime dolanmasın artık… Ki adımı unuttum adını yazmaktan… Yorgunum Asrevya… Sana susmayı kabullenecek kadar… Geç bir zaman. Artık düşme satırlarıma. Ki sen satırlarıma düştükçe ben acılara düşüyorum… Ki sen yazılınca ben siliniyorum…
Alıntı..
Yorum (yok)
Yorum yaz!
24/7/2009 ·
Yağmur yağıyor.. Dışarı çıkmalıyım Topraktaki yağmur kokusunu içime çekmeliyim. O kokuyu çekmeliyim ki nicedir gözlerimde duran yaşları yağmura karıştırabileyim.
Elinde şemsiye herkes bi yana koştururken bi dört yol ortası bulup kollarımı da açarak yüzüm göğe dönük yağmuru hissetmeliyim.
Yorum (3)
Yorum yaz!
8/7/2009 ·
Gözlerim ağırlaşıyor iyice. Bir garip uykusuzluk.. Yakıyor gözlerimi. Ne zaman başım yastığa değse hırçın bir kuş misali kaçıveriyor uyku gözlerimden. Bir türlü bitmiyor geldimi üst üste gelirmiş ya. Bekliyorum bakalım bi durak yeri vardır elbet.. Harici mümkün olsa keşke. Bazen nefes almak dahi sıkıntı veriyor. Almasam öleceğim, alsam ölüyorum.. nefes nefes tüketiyorum ömrü uykusuz zamanlarda.
Yorum (yok)
Yorum yaz!
8/6/2009 ·
Bazen gitme diyemezsin..
Ağırlaşır hareketlerin, duyulmaz senin sanırsın. Gitme diyemezsin. Sadece gidenin arkasından bakarsın. Düşlediğin ve hatta o anda tahmin edemediğin acıların içinde bulursun kendini. Neden gitme demedim bile diyemezsin. Gitmesi gerekiyordur gitmiştir. Öyle olması gerektiği için gitmiştir. Senin sözünle duran kaç gün daha duracaktır ki kal diyesin? Birgün-beş gün.. Neticede gitmeyi aklına koyan gidecektir. Önemli olan bunu en kısa sürede kabullenebilmek. Kabullenebildim diyorum bazen. Ama bazen de yokluğun içimde öyle bi büyüyor ki.. Yıllar sonra bile gittiğin yolarda gidişini izlerken buluyorum kendimi.
Yorum (yok)
Yorum yaz!
25/5/2009 ·
Yabani bir huzur, tuhaf bir aşinalık ver sende. Ama neden bilmiyorum namlunun ucundaymışcasına da bir tedirginlik veriyosun. Senden gidemeyişimi anlamıyorum, bi anlam veremiyorum, bu sanki yağmur öncesi huzursuzluk gibi sancılı, karışık. Bulanık ama her an bir rüzgar gelip dağıtabilir yada ansızın sırılsıklam bırakabilir… değişik. Rüzgar uçurur mu, yağmur ıslatıp doluya çevirip yaralar mı bilmiyorum, belirsiz. Bazen bir saçak altına gizlenmiş çocuk gibi ürkek, bazen fırtınada yalnız kalmayı göze alacak kadar cesur! Dedim ya karışık..
Yorum (2)
Yorum yaz!
« Önceki ::